affedilemeyen 2

Yaşlı adam uyanıyor, çünkü eski odada yeni birileri var. Ve yaşlı adam konuşmaya başlıyor:

"Uzan yanıma, anlat ne yaptıklarını ben yokken. Duymak istediğim kelimeleri söyle. Kapı şimdi kilitli, ama doğruyu söylersen açılır. Eğer beni anlayabilirsen, ben de seni anlayabilirim.

Uzan yanıma, karmakarışık gökyüzünün altında. Gündüzün karanlığından, gecenin esrarına... İkimiz de aynı yalanları paylaşıyoruz. Kapı kırılıyor ama, güneş ışığı girmiyor içeri. Kapkara bir kalp sadece, ve hala güneş ışığı yok.

Tüm hissettiklerim, tüm bildiklerim burada, taşın ardında. Kapının arkasındayım. Senin için açmalı mıyım?

Tüm hissettiklerim, tüm bildiklerim... Hasta ve yorgunum, ve hala yalnızım. Yanımda olabilir misin? Çünkü senin için bekleyenim. Yoksa sen de mi affedilemeyensin?

Gel uzan yanıma, acıtmayacak söz veriyorum. Söyle, beni seviyor mu hala? Ama bir daha asla sevmeyecek. Ben gittiğimde o hala burada olacak. Kapkara bir kalp... Ölümüne eminim, hala burada olacak.

Yoksa, yoksa sen de affedilemeyensin?

Uzan yanıma, ne yaptığımı anlat, kendi yaptıklarımı. Kapı hala kapalı, gözlerin de öyle. Ama artık güneşi görebiliyorum. Şimdi güneşi görebiliyorum. Evet, görüyorum.

Tüm hissettiklerim, tüm bildiklerim... Çok hasta ve yorgunum, yapayalnız duruyorum. Yanımda olabilir misin? Çünkü senin için, sadece senin için bekleyenim. Yoksa sen de mi affedilemeyensin?

Ah, ne hissettiysem, ne bildiysem... Çevir sayfaları, çavir artık taşı. Kapının arkasındayım... Boşversene... Affedilemeyeni özlüyorum.

Hissettiğim, bildiğim herşey... Bu anahtarı alıyorum, ve senin içine gömüyorum. Çünkü sen de affedilemeyensin.

Hiç serbest kalamadım. Hiç kendim olamadım. Çünkü, çünkü sen de affedilemeyensin."

based on The Unforgiven 2

MaXCoDeR